İçeriğe geç
أَلَا يَشُمُّ مَدَى الزَّمَـانِ غَوَالِيَا
مَاذَا عَلَيَّ مَنْ شَمَّ تُـرْبَةَ أَحْمَدَا
صُبَّتْ عَلَى الْأَيَّامِ عُدْنَ لَيَالِيَا
صُبَّتْ عَلَيَّ مَصَائِبُ لَوْ أَنَّهَا

‘Hz. Muhammed’in mezarının toprağını koklayan bir insana, başka koku aramaya ne lüzum var? Üzerime öyle musibetler döküldü ki, eğer onlar günler üzerine dökülseydi, günler hep gece olurdu.’50)

İkinci defa ise bana, ailesi içinde kendisine en erken kavuşacak insanın ben olacağımı müjde etti.. ve işte onun için de sevindim.”51

Altı ay sonra o da babasına kavuşmuştu..52 ve Hz. Fatıma’nın bu vefatı da Allah Resûlü’nü tasdik ediyor ve sanki O’na “Sadakte!” diyordu.

4. Sulh

Kütüb-i Sitte ricalinin ekseriyetinin rivayet ettiği bir hadiste Allah Resûlü bir gün hutbede Hz. Hasan’a işaretle şöyle demişti:

إِنَّ ابْنِي هٰذَا سَيِّدٌ، وَلَعَلَّ اللّٰهَ أَنْ يُصْلِحَ بِهِ بَيْنَ فِئَتَينِ عَظِيمَتَيْنِ مِنَ الْمُسْلِمِينَ

“Bu benim evlâdım Hasan, o seyyittir. Allah (celle celâluhu) onunla iki büyük cemaati birbiriyle sulh ettirecektir.”53

Evet o, kerîm oğlu kerîmdir. Allah Resûlü’nün evlâdıdır.. efendidir. Birgün kendisine tevdi edilen hilâfet ve saltanatı, sadece ümmet arasında tefrikaya sebebiyet vermemek için terk edecek ve nasıl bir seyyit oğlu seyyit olduğunu gösterecektir. Aradan yirmibeş-otuz sene geçmemişti ki, Allah Resûlü’nün dedikleri bir bir zuhur etti.. Hz. Ali’den sonra Emeviler karşılarında Hz. Hasan’ı buldular. Ancak bu sulh ve sükûn insanı, bütün haklarından feragat ettiğini ilan ederek birbirine girmek üzere olan iki İslâm ordusunun arasını sulha bağladı ve korkunç bir fitneyi muvakkaten dahi olsa önledi.54 Şair ne güzel söyler:

وَجَدُّهُ خَيْرُ الْأَنَامِ
كَرِيمُ بْنُ كَرِيمِ بْنِ كَرِيمِ
119