İçeriğe geç

Mescid-i Nebi yapılıyor. Herkes harıl harıl çalışıyor. Kimi kerpiç yapıyor, kimi de taşıyordu.. tabiî Allah Resûlü de çalışanlar arasında.. evet O da sırtında kerpiç taşıyor. Ammar, bir aralık Allah Resûlü’nün yanına geldi.. sırtında da iki kerpiç vardı.. herhâlde naz makamında “Yâ Resûlallah! Bana iki kerpiç yüklediler.” dedi. Allah Resûlü tebessüm buyurdu ve onun yüzündeki tozu-toprağı mübarek elleriyle silerken de tam otuz sene sonra başına gelecek bir ciğersûz hâdiseyi, وَيْحَكَ! تَقْتُلُكَ الْفِئَةُ الْبَاغِيَةُ (veya أَبْشِرْ! تَقْتُلُكَ الْفِئَةُ الْبَاغِيَةُ65) diyerek, Hz. Ali’ye başkaldıran bir bâgî cemaat tarafından şehit edileceğini haber verdi ve onu uyardı.66

Evet, Sıffîn’de Ammar, Hz. Ali tarafındaydı ve o savaşta bu büyük sahabi şehit düşmüştü. Hatta Hz. Ali taraftarları, bunu karşı tarafın haksızlığına delil getirerek onlara “Siz bâgîsiniz.” demişlerdi.67 Evet, gerçi Sıffîn’de Hz. Ammar’ın kanı dökülüyordu; ancak yere düşen her bir kan damlası âdeta, Allah Resûlü’ne hitaben “Sadakte!” doğru söyledin, diyordu.

124