Buhârî ve Müslim, Ebû Said el-Hudrî’den rivayet ediyorlar: Zü’l-Huveysıra adında birisi Resûl-i Ekrem Aleyhisselâm’a geldi. Bu şahıs, hadis ve siyer kitaplarında bize şöyle resmediliyor: Gözleri çukurca.. elmacık kemikleri biraz dışarıya fırlamış.. burnu basık, yüzü de ablak ve yuvarlaktı.. âdeta dövülmüş bir kalkan hissi veriyordu. Allah Resûlü o esnada mal taksiminde bulunuyordu. Efendimiz’e hitaben küstahça şöyle demişti: اِعْدِلْ يَا مُحَمَّدُ“Yâ Muhammed, adaletli ol!.” Bu söz bizden birisine söylenmiş olsaydı, zannediyorum ciddî bir sarsıntı geçirirdik. Oysa ki biz, hakikaten adaletsizlik de etmiş olabiliriz. Fakat kendisine bu söz söylenen zât, dünyaya adaleti getirmeye memur edilmiş bir peygamberdi.
O sırada orada bulunan Hz. Ömer, bu saygısızca hitap karşısında birden kükrer ve: دَعْنِي فَأَقْتُلَ هٰذَا الْمُنَافِقَ“Bırak beni, şu münafığın başını alıvereyim yâ Resûlallah!” der.
Allah Resûlü, Hz. Ömer’i ve onun gibi düşünenleri teskin ettikten sonra bu adama döner ve şöyle seslenir: وَيْلَكَ! وَمَنْ يَعْدِلُ إِذَا لَمْ أَعْدِلْ؟ “Yazık sana! Eğer ben de âdil olmazsam, başka kim âdil olabilir ki?”
Hadisin bazı rivayetlerinde Efendimiz şunu da ekler: لَقَدْ خِبْتُ وَخَسِرْتُ إِنْ لَمْ أَكُنْ أَعْدِلُ“Eğer ben adaletli değilsem, yandım, mahvoldum demektir.” Başka bir rivayette bu söz muhatabınadır: لَقَدْ خِبْتَ وَخَسِرْتَ إِنْ لَمْ أَكُنْ أَعْدِلُ“Eğer ben adaletli olmazsam, sen yandın, mahvoldun demektir.”456
Yani, ben ki bir peygamberim.. ve sen ki her şeyinde bana uymak zorundasın. Eğer ben bir istikamet insanı değilsem –hâşâ– sen yandın, demektir. Çünkü o zaman sen de istikamette olamazsın…
Allah Resûlü, her zaman olduğu gibi onu öldürmek isteyenlere izin vermiyordu. Çünkü O, tepeden tırnağa bir hilm insanıydı.