İçeriğe geç

Eğer bir muhalif rüzgâr esmez ve bugüne kadar kazanılan şeyler de şöyle veya böyle çarçur edilmezse, bir yakın gelecekte, bizim insanımızın, hususiyle de onun içindeki genç nesillerin, iki bin yılı sonrasının hâkim düşünceleri hâline geleceğinde şüphe edilmemelidir. Evet, daha şimdiden, son birkaç asırlık kendi mağduriyet, mahkûmiyet ve mazlûmiyetinden öç almak üzere tam bir metafizik gerilim içine girmiş bugünün yoldaki nesilleri, iki bin yıllarının ötesinde ve toplumun hemen bütün katmanlarında, çok ciddî yenilenmelerin gerçekleştirileceğine dair önemli mesajlar sunmakta. Mevsimi gelince, her biri potansiyel birer güç olan; iman, azim, kararlılık, hakikat aşkı ve sistemli düşünce bir bir semerelerini verecek ve bize, hayatı bütün üniteleriyle kucaklayan birkaç “ba’sü ba’del mevt”i birden yaşatacaklardır.

İnsanlık tarihi kadar eski ve onun kaderinin ak yazısı sayılan böyle bir “ba’sü ba’del mevt”i günümüzde, biraz da bugünkü insanların düşünce ve kültür seviyeleri, insanî derinlikleri ve metafizik enginlikleri belirleyecektir. Yirmi birinci asra doğru gelirken çağımız, sürekli bir yorgunluk, bir tedirginlik, bir endişe ve bir çöküş sath-ı mâilinde oldu. Böyle bir durum, bazı kimseleri ümitsizliğe, inkisara sevk etse de, bütün bütün karanlığa teslim olmamış kimselerde, vicdanlarının hürriyeti, düşüncelerinin safveti ölçüsünde millî gayret ve samimiyet hislerini uyardı; uyardı ve dehâya denk pek çok istidâdın yetişmesine vesile teşkil etti. Hususiyle de üçüncü dünya ülkelerinde âdeta, bir sûr sesi gibi müessir oldu ve ard arda değişik dirilişleri gündeme getirdi. Bu itibarla da bu ifritten asır, hem bugüne kadar hiç görülmemiş fenalıklara dâyelik yaptı, hem de bizim gibi milletlere âdeta bir amûdî yükseliş rampası ve bir açılım rıhtımı vazifesi gördü.

3