Evet, kardeşime namaz kılması için nasihatte bulunduğum zaman bana reaksiyon gösteriyorsa o takdirde bana düşen, namaz ve niyazlı arkadaşlarımın onunla münasebet kurmasını temin etmektir. Mesela, düşünelim ki, benim hizmet-i imaniye ve Kur’âniye çizgisinde beraber olduğum bir grup arkadaşım var; onlar zaman zaman beni telefonla arıyorlar, onlarla bir araya gelip fikir teatisinde bulunuyoruz. Bu durumda namaz kılmayan kardeşimin –bir de benden büyükse– daima tâli derecede kalması, içten içe kardeşlik hisleriyle bana bağlı olsa bile ben elde avuçta bir gül gibi dolaşırken onun kapı arkasında kalması, kendisini bana karşı reaksiyona sevk edebilir. Bu, bir insan ruh hâletidir. Binaenaleyh onu bu türlü reaksiyona sevk etmemek için bana düşen vazife şudur: Kendi arkadaş muhitime demeliyim ki; “Bundan sonra beni aramak istediğiniz zaman kardeşim Ali’yi arayın. Bir yardım talebiniz olursa ona gidin. Telefonla sorarken onu da sorun. ‘Sizin evinize çay içmeye gelelim.’ yahut ‘Biz falan yerde olacağız, sen de bize katıl.’ deyin ve bu tür alternatif yollar deneyin.”
Ben bazılarının derdi için derman olabilecek bu hususu, herkesin derdine derman olabilecek hüviyette objektif olarak arz edemedim. Ancak yine de arz edilen bu şeyler bazılarının derdine derman olabilir kanaatindeyim.