İçeriğe geç

Evet, yıllar var ki Müslüman ilim ve fikir adamları, sadece belli meseleler etrafında dönüp durmuş ve bir türlü Kur’ân-ı Kerim’i asrımızın idrakine sunamamışlardır. Ancak O’nun ihtiva ettiği eşsiz düsturların başkaları tarafından anlaşılıp hayata hayat kılınmasıyla, onlar kendilerine gelmiş ve bunlar Kur’ân’da da var deyip Kur’ân’a sahip çıkmışlardır. Bu bakımdan şahsen ben, inanmayanların Müslüman üzerindeki hakimiyetini, şerr şeklinde değerlendirmiyor, aksine onu bu tür arayışlara sevk ettiğinden dolayı izâfî “hayır” olarak görüyorum.

Hâsılı; her ne kadar bugün, bâtıl galip görünse de, “Akıbet müttakîlerindir.”3 sırrınca, bu galibiyet dâimî olmayacak, hak taraftarları arz ettiğimiz ve arz etmediğimiz ölçüler içerisinde hareket edebildiği takdirde اَلْحَقُّ يَعْلُو وَلَا يُعْلَى عَلَيْهِ“Kuvvet haktadır ve ona hiçbir şey galebe edemez.”4 sırrının zuhur ettiğini müşâhede edeceklerdir.

116