İçeriğe geç

5. Karun’un Hz. Musa ve dini karşısındaki genel tutumu eğer cezalandırılmasaydı, başkalarına kötü örnek olma ihtimali vardı. Yani ondan cesaret alan başkaları da, tıpkı Karun gibi Hz. Musa’nın başına belâ olabilirlerdi. Karun’un akıbeti o karakterdeki insanların akıllarını başlarına getirdi ve onun gibi olma temennisinden vazgeçtiler. Nitekim Kur’ân bunu çok açık bir şekilde anlatır: “Daha dün onun yerinde olmak isteyenler: ‘Demek ki Allah, rızkı, kullarından dilediğine bol bol veriyor, dilediğine de az. Şayet Allah bize lütufta bulunmuş olmasaydı, bizi de yerin dibine geçirirdi. Vay! Demek ki, inkârcılar iflah olmazmış!’ demeye başladılar.”7

6. Karun’un, büyük bir servet sahibi olmasını ve onun toplumda böyle bir servetle sebebiyet verdiği şeyleri basite irca etmemek gerekir. Bugün bazı modern iktisatçılar “Yeryüzünde kapitalizmin fikir babası ve ilk kapitalist, Karun’dur.” derler. Zira Karun, stok etmiş olduğu bu “kenz” ile, böyle bir gelişimin en azından hazırlayıcısı olmuş, iktisadî açıdan toplumdaki sınıflar arası köprüleri yıkıvermişti.

İhtimal “Altın ve gümüşü yığıp da onları Allah yolunda harcamayanlar yok mu, işte onlara elem verici bir azabı müjdele!”8 âyetinde ifade edilen, maldaki Allah hakkının verilmeyişi, bilhassa günümüzde kapitalist toplumlarda olduğu gibi, daha belirgin hâle geldi. Bu ise bir toplumdaki hem iktisadî hem de sosyal dengelerin alt-üst olması demekti. İşte Karun, yaptığı bu “kenz” ile böyle bir oluşuma öncülük ettigi için yerin dibine batırılma gibi ancak kâfirlere verilecek bir ceza ile cezalandırılmıştı.

127