Kıyas-ı temsilî, Kur’ân’ın bir istidlâl metodudur. Bu içinde yaşadığımız âlemi nazara vererek, Allah’ın hallâkiyetini göstermek suretiyle, yeniden böyle bir âlemi yaratacağına zihinleri kabule hazırlamaktır. Bu metot sayesinde insanın haşre olan inancı kat kat pekişir.
“Gökleri ve yeri yaratan, onların benzerlerini yaratmaya kâdir değil midir? Elbette kâdirdir! O, çok bilen yaratıcıdır.”6
“Sizi yaratmak mı zor, göğü yaratmak mı? Ki onu Allah, bina edip yükseltmiştir.”7
Sizin yaratılmanız mı, yoksa cin ve insi havi bütün sistemlerin yaratılması mı zor? Kâinat sarayını kuran Allah, Cennet’te sizin için daha küçük saraylar inşâ ve icat edemez mi?
“Onun âyetlerinden biri de (şudur): Sen, toprağı, boynu bükük (kupkuru) görürsün. Onun üzerine suyu döktüğümüz zaman titreşir ve kabarır. Onu dirilten (Allah), elbette ölüleri de diriltir. O, her şeye kadîrdir.”8
Siz yeri; haşyet içinde, bitmiş tükenmiş; saygıyla Allah’a boyun bükmüş bir insan gibi, O’ndan medet ister gördüğünüz bir anda, semadan yağmur indirdik. Sonra bir ihtizaz ve hareket başladı. Yerin altındaki tohumcuklar, rüşeymler başlarını çıkardı. Yeryüzü bir yeşillik ve çemenzâr hâline geldi. İşte her baharda yeri böyle dirilten Allah, ölüleri de aynı şekilde diriltecektir. Şu kadar nebatatın haşrini her baharda size gösteren Allah ölüleri ihyâ edip diriltecektir.
Dipnotlar
- 6 Yâsin sûresi, 36/81.
- 7 Nâziât sûresi, 79/27.
- 8 Fussilet sûresi, 41/39.