İçeriğe geç

Ruh, bazen insan suretinde, bazen latîf bir buhar şeklinde, bazen de başka bir cevher hâlinde misalî aynalara ya da rüyalara ve hülyalara akseder ve melekler gibi hayır, yümün bereketlere ya da şeytanlar gibi şerlerle, nakîselerle içli-dışlı bulunur.

* * *

Hakikî hayat, ruhanî ve cismanî hayatın omuz omuza ve atbaşı olduğu hayattır. Böyle bir hayat, aynı zamanda, burada hakikî insan hayatını sümbül verecek bir tohum; ötede de salkım salkım boy atıp gelişecek cennetlikler hayatıdır.

* * *

Şuur ve sâfiyet, kalbî hayatın neticesidir.

* * *

Hayatını gayri ciddî yaşayanlarda kalbî hayat olamaz.. onların ağlamaları da ayrı bir yalandır.

* * *

Dünyaya ilk geldiğimiz andan itibaren hakikî hayat, hayvanî hayatımızla sarılı olarak ve inkişaf ettirilmek üzere bize emanet edilmiştir. Ruh-beden münasebeti bozulacağı âna kadar da o hep uhdemizde kalır.

* * *

İnsan, hayvanî hayatı itibarıyla hayvanlarla, ruhanî hayatı itibarıyla da meleklerle hemhâl ve içli-dışlıdır. Kendi özündeki istidat ve dinamikleri değerlendirebilenlerin zamanla melekleşmesi mukadder olduğu gibi, bu kabiliyetleri köreltenlerin, hatta kötüye kullanıp tahrip unsuru hâline getirenlerin de, er-geç hayvanların altına düşmeleri, hatta şeytanlaşmaları kaçınılmazdır.

Mucize ve Keramet

Mucizeye inanmayan, Allah’ı ve O’nun kudretini de takdir edememiş demektir. “Mucize ile Ay parçalanmaz.” diyen, “Allah Ay’ı parçalayamaz.” demektedir. “Ölüler dirilmez.” diyen, Allah’ın bu işi yapamayacağını iddia etmektedir.

* * *

Keramet, velide zuhur eden bir harikulâdedir ki, dolayısıyla peygamberin mucizelerini ve onun peygamberliğini teyit eder.

* * *

Keramet, peygamberlik iddia etmeyen hak dostlarının eliyle ortaya konan ilâhî bir armağandır ve bunu da ancak insanı anlayanlar anlayabilirler.

* * *

37