İçeriğe geç

Allah’ın yüceliğini ve büyüklüğünü ifadeden sonra Efendiler Efendisi’ne (aleyhissalâtü vesselâm) salât u selâm getirme de yapılacak istiğfarın kabulü adına çok önemlidir. Çünkü salât u selâm Allah’ın kabul buyurduğu bir duadır. Bilindiği gibi salât u selâmla insan, Kâinatın İftihar Tablosu’yla irtibat kurabilme adına çok önemli bir vesile elde etmiş olmaktadır. Dolayısıyla insanın daha istiğfara başlarken Hz. Seyyidü’l-Evvâbîn’i şefaatçi yaparak Cenâb-ı Hakk’a teveccüh etmesi ayrı bir kurbet vesilesi olacaktır.

Bir de hacet namazlarında olduğu gibi istiğfardan önce, ümmet-i Muhammed adına mağfiret talebinde bulunulabilir. Ebdalin sabah ve akşam virdleri arasında yer aldığı üzere,

اَللّٰهُمَّ اغْفِرْ لِأُمَّةِ مُحَمَّدٍ اَللّٰهُمَّ ارْحَمْ أُمَّةَ مُحَمَّدٍ

“Allah’ım! Ümmet-i Muhammed’i mağfiret eyle! Allah’ım! Ümmet-i Muhammed’e merhamet eyle!” diyebilirsiniz. Böylece ümmet-i Muhammed hakkında hayırlı bir dilekte bulunmuş olursunuz ki, yapacağınız istiğfarın makbul olması adına bunların hepsini birer mukaddime sayabilirsiniz. Hatta isterseniz kendinizi ümmet-i Muhammed’in en mücrim fertlerinden biri olarak görüp

اَللّٰهُمَّ اغْفِرْ لِي وَاغْفِرْ لِأُمَّةِ مُحَمَّدٍ اَللّٰهُمَّ ارْحَمْنِي وَارْحَمْ أُمَّةَ مُحَمَّدٍ

“Allah’ım! Beni ve ümmet-i Muhammed’i mağfiret eyle! Allah’ım! Bana ve ümmet-i Muhammed’e merhamet eyle!” diyerek bu mevzuda kendinizi öne çıkarabilirsiniz.

Sözlerin En Güzeliyle Mağfiret Talebi

Kişi böyle bir dîbâceden sonra hata ve günahlarının affedilmesi adına Kur’ân-ı Kerim’de dua şeklinde şeref-nüzul olan şu âyetlerle Cenâb-ı Hakk’a teveccüh edebilir:

لَۤا إِلٰهَ إِلَّا أَنْتَ سُبْحَانَكَ إِنِّي كُنْتُ مِنَ الظَّالِمِينَ

“Sen bütün noksan sıfatlardan münezzehsin; doğrusu ben zalimlerden oldum (affını bekliyorum)214;

أَنِّي مَسَّنِيَ الضُّرُّ وَأَنْتَ أَرْحَمُ الرَّاحِمِينَ

“Bana ciddi bir zarar dokundu, Sen merhametlilerin en merhametlisisin.”215;

رَبِّ اغْفِرْ وَارْحَمْ وَأَنْتَ خَيْرُ الرَّاحِمِينَ
267