İçeriğe geç

Şayet, milletin fikir mimarları, istikbâlin emanetçileri olan genç kuşaklara, dini ve müspet ilimleri tâlim etmenin yanı sıra, iniş ve çıkışlarıyla bütün bir geçmişlerini de öğretebilmiş, zirvelerde dolaştıkları devirleri destanlaştırarak onların aşk ve heyecanlarını kamçılayıp onlarda yeni yeni kahramanlık duygu ve düşüncelerini geliştirebilmiş, hasımlarından gördükleri ihânet, gadir ve maddî-mânevî her türlü tahribatı yine onların metafizik gerilimleri hesabına kullanabilmişlerse, gelecek adına müspetlerden müspet en mükemmel işi yapmış, en büyük hamlede bulunmuş ve toplumun bünyesine ölümsüzlük iksirini aşılamış olurlar.

İşte, Mart 2007-Eylül 2007 arasındaki sohbetlerden derlenen ve Kırık Testi serisinin yedinci halkasını teşkil eden elinizdeki bu kitap, buraya kadar arz etmeye çalıştığımız bütün kollarıyla bir hayat ırmağını gösterdiği ve âb-ı hayatın geniş mânâlarından hemen hepsine bir şekilde değindiği için “Ölümsüzlük İksiri” adını almıştır. Aslında, bu isim, tevazu ve mahviyeti gereği kitaplarına umumiyetle “Kırık Mızrap”, “Küçük Dünyam”, “Kırık Testi” gibi iddiasız ve mütevazi isimler koyan Muhterem Fethullah Gülen Hocamız’ın genel üslûbuna aykırı gözükmektedir. Fakat, Aziz Hocamızın muhtemel beş-on isimden birini tercih ederken nazar-ı itibara aldığı husus, kitabın kendisinden ziyade, sohbetlerin ve makalelerin özünü, esasını, eksenini oluşturan ulvî hakikatlerdir. Ona göre; kitabın bizâtihî kendisi değil, ihtiva ettiği ve yörüngesinde döndüğü yüce gerçekler birer ebediyet tiryakıdır. Evet, Hocaefendi’nin, sorulara cevap sadedinde dile getirdiği dinî, sosyal ve kültürel meseleler hakkındaki tahlillerini içeren “Ölümsüzlük İksiri”, Din-i Mübîn’in hem ferdî hem de içtimai problemlere deva olarak sunduğu “âb-ı câvidânî”yi nazara vermektedir.

8