İçeriğe geç

İşte, sorduğunuz âyet-i kerime de, hem tadil ve tembih hem de takdir ve iltifat ifade eden bir hitab-ı ilâhîdir. Cenâb-ı Hak, Habib-i Ekrem’ine, “Kur’ân’ısana, meşakkat çekip, bedbaht olasın diye indirmedik.”6 buyurmaktadır. Yani; Kur’ân’ı sana, bahtsız, tâli’siz bir insan olasın diye indirmedik. Onun emirlerinden dolayı melûl, mahzun ve mükedder bir hâle düşmeni istemedik. Bu Kitab’ı indirmekle seni, takatini aşan bir yükün ve ağır bir meşakkatin altına sokmayı da murad etmedik. Kur’ân, anlayıp anlatabileceğin, emirlerini uygulayıp başka insanlara da öğretebileceğin bir kitaptır. O teklif-i mâlâyutâkta bulunmamakta; sana da ümmetine de beşerin tâkatini aşan bir mükellefiyet yüklememektedir. Bazı emirlerinde zâhiren bir meşakkat görünse bile, onlar da aslında meşakkat değildir. Onlar, uzun bir yolculuğa çıkmış bulunan insanın hedefine sağ salim varabilmesi için yol azığı mesabesindedir; ileride çıkması muhtemel tehlike ve engellere karşı birer korunma vesilesidir.

384