İnancım o ki, bütün bu manilere rağmen, adanmış ruhlar şimdiye kadar olduğu gibi, bundan sonra da هِمَّةُ الرِّجَالِ تَقْلَعُ الْجِبَالَ “Yiğitlerin himmeti dağları yerinden söker.” (Ubeydullah-ı Ahrâr) anlayışıyla hareket edecek ve bütün samimiyetleriyle Cenâb-ı Hakk’ın inayetine sığınıp sorumlulukları istikametinde dönüp arkalarına bakmadan yürüyeceklerdir. Allah’ın rızasını “olmazsa olmaz” bir esas kabul ederek onun dışındaki bütün değerlere karşı kapanacak ve Hazreti Mahbûb’a kavuşma iştiyakıyla, O’na tahsis-i nazar ederek yollarına devam edeceklerdir ve bileceklerdir ki, himmet ettikleri ölçüde himmet görecekler; başkalarına el uzatma gayreti içinde bulundukları nispette de kendilerine ötelerden bir el uzanacaktır.
366