Fakat diğer yandan şu gerçek de unutulmamalıdır: Allah, “Mâlikü’l-mülk”tür; mülkünde istediği gibi tasarruf eder. Bir peygamberi başkasına nispetle çok daha önemli bir misyonla gönderir. Dolayısıyla donanımını ona göre ihsan eder. Bir başkasına bu ölçüde önemli bir misyon yüklemez ve onun donanımı da ona göre olur. Meselâ, “İnsanlığın İftihar Tablosu”na bakıp şöyle diyebilirsiniz: Allah bu zâta diğer peygamberlere nispetle çok daha büyük bir misyon yüklemiş ve donanımını da ona göre vermiştir. Ama yukarıdaki yaklaşımla aynı meseleyi tersine çevirip şöyle de diyebilirsiniz: O zât, istikbalde üzerine alacağı misyona liyakatini göstermiş, Allah da ilm-i ezelîsi ile bunu bildiğinden dolayı O’na baştan o misyonu yerine getirecek donanımı lütfetmiştir.
Allah Resûlü’ne Karşı Gösterilmesi Gereken Hürmet ve Tazim
Soru: Efendim, bir iki arkadaş, çocuklar için bir kitap yazacaktık. Tanıdıklardan bu hususta yardım talep ettik. Bazı yazılar geldi; baktık ki, farkına varılmadan genel telâkkimize ve peygamber anlayışımıza çok ters şeyler yazılmış. Sonra, Sonsuz Nur’u, bilhassa “İsmet-i Enbiyâ” bölümünü okuduk. Üslûbumuzun bir hayli değiştiğini gördük. Bu konuda ne buyurursunuz?
Cevap: Sonsuz Nur’da gereken saygı ve hürmeti gösterebildik mi, bilemiyorum. Kim bilir, belki dünya kadar eksiğimiz vardır; fakat bizim, her halükârda, mukaddes mefhumlara karşı gereken saygıyı ikame etmemiz lazım.