Şiir, kinleri, nefretleri, heyecan ve ızdırapları, ümit ve inkisarlarıyla içinde çimlenip geliştiği toplumun solukları; şair de, yerinde bu toplumun nefes borusu ve akciğeri; yerinde de dili-dudağıdır. Her şiir, kendine malzeme teşkil edecek olan, içinde yeşerip geliştiği cemiyetin hususiyetleriyle mütalâa edildiğinde bir şeyler söylese de, ona dâyelik yapan toplumu nazar-ı itibara almadan, ondan bir şeyler anlamak oldukça zordur.
414001-20111123
266