İçeriğe geç

Ümmetine anlatacağı meseleleri ciddî bir itminan ve yakîn içinde anlatsın; gıyaben inandığımız şeyleri müşâhedesi olarak bize intikal ettirsin; hatta Allah’ı görsün ve görmeye dayalı olarak da “vardır” desin; melekûtu, melekleri, Cennet’i, Cehennem’i görsün ve bildirsin diye çıktığı Huzur’dan (celle celâluhu) bir saatine bin yıllık dünya hayatının kâfi gelmediği Cennet’i temâşâ edip ve bir anlığına bin yıllık Cennet hayatının kâfi gelmeyeceği Cemalullah’la müşerref olduktan sonra; Kur’ân’a ait bütün meselelerinin hakikatlerini, temessül keyfiyetlerini, bütün ibadetlerin mânâ ve hikmetlerini anlamak, anlatmak ve risalet vazifesini tamamlayıp, ümmetini karanlıklardan kurtarıp nura çıkarma yolunda, Kendisine her türlü işkencenin yapıldığı bir anda, yeniden yeryüzüne dönmüştür. Dönerken de, mü’minlerin miracı olan namazı da hediye getirmiştir.

Buraya kadar, O’nun yüzlerce mucizesinden sadece numuneler serdetmeye çalıştık. Tafsilâtı selef-i sâlihînin nurlu eserlerinde…

Ay’ın ikiye yarılması mucizesi

Abdullah b. Mesud anlatıyor:

Bir defa biz Mina’da Resûlullah’la (sallallâhu aleyhi ve sellem) birlikte iken, ansızın Ay iki parçaya ayrıldı. Bir parçası dağın arkasında, bir parçası da önünde idi. Bunun üzerine Resûlullah (sallallâhu aleyhi ve sellem) bize: “Şahit olun!” buyurdular.5

Yemeklerin bereketlenmesi

Enes b. Mâlik anlatıyor:

Ebû Talha Ümmü Süleym’e dedi ki: Ben Resûlullah’ın (sallallâhu aleyhi ve sellem) sesini zayıf işittim, anladım ki O aç. Senin yanında bir şey var mı? Ümmü Süleym:

54