İçeriğe geç

“Yâ Resûlallah! Bu, oğlum Enesciktir. Onu sana getirdim. Sana hizmet eder. Onun için Allah’a dua et.” dedi. Bunun üzerine:

“Allah’ım! Bunun malını ve evlâdını çoğalt.” diye dua etti.

Enes demiş ki: Vallahi malım pek çoktur. Çocuklarımın ve torunlarımın sayısı ise bugün yüz civarındadır.30

Enes b. Mâlik (radıyallâhu anh) anlatıyor:

Bir gün Resûlullah (sallallâhu aleyhi ve sellem), Ümmü Haram’ın ziyaretine geldi. Teyzem O’na yemek ikram etti. Akabinde Resûlullah bir müddet uyudu. Sonra gülerek uyandı. Ümmü Haram:

-Yâ Resûlallah! Seni güldüren nedir? diye sordu. Resûlullah (sallallâhu aleyhi ve sellem):

“Bana rüyamda birtakım insanlar şu engin deniz üstünde tahtları üzerine kurulmuş hükümdarlar gibi gemilere kurulmuşlar, ihtişamla Allah yolunda deniz harbine giderken gösterildiler de ona gülüyorum.” buyurdu.

Ümmü Haram:

-Yâ Resûlallah! Beni de o deniz gâzilerinden kılması için Allah’a dua ediver, dedi.

Resûlullah, Ümmü Haram için dua etti.

(Enes b. Mâlik dedi ki:) Hakikaten Ümmü Haram, Muaviye b. Ebî Süfyan’ın Şam valiliği zamanında ve onun kumandasında tertip edilen bir deniz gazâsında (Kıbrıs) gemiye bindi ve denizden karaya çıktığı zaman bindiği hayvanından düştü ve gazâ yolunda şehit olarak vefat etti.31

Meleklerin ve Cinlerin Peygamberimiz’e (sallallâhu aleyhi ve sellem) görünmeleri ve kendisiyle konuşmaları

Abdullah b. Ömer (radıyallâhu anh) anlatıyor:

Babam Ömer b. Hattab (radıyallâhu anh) dedi ki:

-Bir gün Resûlullah’ın (sallallâhu aleyhi ve sellem) yanında bulunduğumuz sırada aniden yanımıza, elbisesi bembeyaz, saçı simsiyah bir zat çıkageldi. Üzerinde yolculuk eseri görülmüyor; bizden de kendisini kimse tanımıyordu. Dizlerini O’nun dizlerine dayadı. Ellerini de uylukları üzerine koydu.

62