Allah’ın (celle celâluhu) bu şekilde, irademiz ve müdahalemiz dışında kâinattaki emir ve yaratmasında pek çok hikmetler, bu cebrî yaratılışta pek çok gaye, mânâ ve faydalar vardır. Dünyanın dönmesi elimizde değildir ama, bütünüyle lehimizedir. Güneşe, “Işık gönderme” desek bile o, yine de gönderecektir; fakat biz, onun ısı ve ışığı karşısında kendisine ne yakıt gönderiyor, ne ödemede bulunuyor, ne de vergi veriyoruz. Yani güneş, hiç karşılıksız ve tamamen lehimize çalışmaktadır. İçtiklerimizin posasını, başka bir elin mahkûmu olarak böbreklerden süzüp dışarı atıyoruz; aleyhimize mi bu? Bize hiç karşılıksız verilen 24 altın kıymetindeki 24 saatimizden sadece birkaçını o altınları verene veriyor, ama karşılığında dünyada melekleri imrendirecek faziletlerle mücehhez bir karakter ve ahirette ebedî Cennet köşkleri alıyoruz. Ne kadar büyük lütuf! Gül simalar arasında reftare gezdiriliyor, 20. asrın tufanları arasında hilâl çehrelilerle saadet semasının yıldızlarının peşi sıra koşturuluyoruz. Ne de güzel bir kader!
2. İnsan iradesinin nazara alınıp hesaba katıldığı emirler ve yaratma (Emr-i şer’î ve dinî): Namaz, oruç, Allah yolunda mücahede ve fuhşa girmeme gibi.