İçeriğe geç

Allah: Vel yevm-il mev’ud -Va’d olunan güne de yemin olsun. [35] buyuruyor. Bu hayatın hesabını vereceğimiz, ağzımızı açıp-kapayışımızın, kâlbimizin atışlarının, hayat nimetine mazhariyetimizin, evlad ü iyalimizin hesabını, vereceğimiz güne…

Ve tahidin ve methud – O gün, o iti gören Allah’a da yemin olsun ve görülen mükemmel mahlukata da yemin olsun.[36] Birbirini müşahade eden şahid de, meşhud da mahlukattır. Görene de yemin olsun, görünenene de yemin olsun. Kâinat gibi Allah’ın ayatını okuyan kitaba da yemin olsun. Muhammed (sav) ve O’nun arkasından gelen, gören, mütala eden gerçek mütefekkirlere de yemin olsun.

Kutile eshab-ul uhdud- Ayat ve mucizeler zahir ve bahir iken, hadler yapıp Allah’a inanmışları, hendekler içine atıp yakan o insanlar kahrolsun.. [37] Müslümanlara eziyet eden, hapishane hapishane dolandıranlar kahrolsun. Kahrolsunlar ve kahrolacaklar… Kahrolsunu Kur’ân diyor. Biz affetsek de Kur’ân’a dokunan, îmana dokunan Allah tarafından affedilmeyecektir. Kürre-i Arz üzerinde kemikleri bile kalmayacak, yetiştirdikleri ile beraber berhava edileceklerdir. Hadler ashabı kahrolacaktır.

Maddeciliğin ve maddîliğin hüküm ferma olduğu bir devir ve bir hükümdarın yakınında bulunan esir. Kendini Allah’a vermiş, Allah! der kâlbini îmanı ile doldurur, taşırır, tezyin eder, mânen terakki eder. Allah’ın tevfik ve inayeti ile dertlere derman, gözsüzlere göz, elsizlere el ve kötürümlere ayak olur. Bu nam ile de meşhur olur. Herkes adını ve sanını duyar, etrafında toplanır.

Bir esir… Ama Allah, o esiri melik, meliki de esir yapacaktır. Başlarda gezen ayaklar yere inecek, toza-çamura bulaşacak, başını ezdiği, eşiğini öptürdüğü insana baş eğecek, elini öpecektir.

91