İçeriğe geç

yacağız. Ancak bu işin bir yönüdür. Diğer yönü itibarıyla fiziki mülahazaların ötesine geçip metafiziği de görebilmek, işin arka planına da bakabilmek, hadiselerin meydana gelişinin ve zamanlamasının üzerindeki hikmetleri de anlamak gerekir. Zira fiziki ve maddi olayların arkasında bir de manevi sebepler vardır. Allah’ın kâinata mutlak hâkim olduğuna, yeryüzündeki bütün varlıkların onun hâkimiyeti ve tasarrufu altında bulunduğuna inanıyorsak meydana gelen hadiselerin de O’nun takdirine bağlı gerçekleştiğini kabul etmeliyiz. Bir insanın hem Allah’ın varlığına ve rububiyetinin genişliğine inanıp hem de bu mülahazaları görmezden gelmesi akide açısından büyük bir çelişkidir. Ne var ki bunları görebilmek ve idrak edebilmek de itikatta natüralizm ve pozitivizmden sıyrılmaya, tevhid akidesine bağlı olarak Allah’a sağlam inanmaya bağlıdır.Cenab-ı Hak musibetleri bazen şefkat tokadı olarak gönderir; bunlarla kullarını uyarır, onlara girdikleri yolun yanlış olduğunu söyler, bazen Allah’ı unutarak bohemce bir hayata dalan kimseleri cezalandırır, bazen kullarını felaketler karşısında sarsılan ve devrilen kimselerin imdadına koşturarak yeniden toplum fertleri arasında birlik ve beraberliğin, kaynaşma ve dayanışmanın oluşmasını sağlar. Vicdanlardaki şefkat ve merhamet, minnet ve şükran hislerini canlandırır. Duygu ve düşünce olarak pörsümüş, solmuş, renk atmış kişileri canlandırır. Zahiren onlara kaybettirir ama yaşanan felaket vesilesiyle öyle bir dalga oluşturur ki bununla hadiselerin akış mecrasını değiştirir, insanları yeniden düşünmeye, duymaya, yaşadığı hayatın farkına varmaya sevk eder.Allah’a inanan müminler bir taraftan zahirî yüzü çirkin bu tür hadiselerin altında yatan ilahi hikmetleri anlamaya çalışmalı, diğer yandan da tevbe ve istiğfarla yeniden O’na yönelmelidirler. Zira sıkıntı ve belaların önemli bir sebebi de günahlar, isyanlar ve zulümlerdir. Kimileri kötülüklere zemin hazırlıyordur, kimileri çağrıda bulunuyordur, kimileri yardım ediyordur, kimileri elinde imkân varken seyirci kalıyordur, kimileri de doğrudan irtikâp ediyordur

161