mülahazalara kapalı yaşayan, mucizelere inanmayan, ilahi iradenin hâkimiyetini kabul etmeyen bir topluluktu. Hz. Lût’un (aleyhisselam) kavmi ise insanın mükerrem yaratılışına aykırı bir yol tutmuş, farklı bir ahlaksızlık ve sapkınlık içine girmişti. Peygamberlerin yaptıkları çağrıya cevap vermeyen, küfür ve dalalette ısrar eden bu kavimler, toplu helake maruz kalmışlardır.
Günümüzde İşlenen Günahların Boyutu
Günümüz dünyasına bir göz atılacak olursa geçmiş kavimlerin işledikleri mesavi, masiyet ve melanetin tamamının (günah, isyan ve ahlaksızlık) bugün fazlasıyla yapıldığı görülür. Bununla beraber Cenab-ı Hak, ahir zaman ümmetini toplu olarak helak etmeyeceğini vadetmiştir. Onları ne Hz. Nuh kavmi gibi suda boğmuş ne Âd kavmi gibi şiddetli bir fırtınayla yerle bir etmiş ne Hz. Salih kavmi gibi korkunç bir sayhayla yerin dibine batırmış ne de Sodom ve Gomore gibi üzerine gökten taş yağdırmıştır. Diğer taraftan, yoldan çıkan zalimleri ve fasıkları cezalandırmak veya uygun olmayan hâl ve tavırları sergileyen müminleri ikaz etmek maksadıyla bir kısım bela ve musibetlere düçar kılmıştır/kılmaktadır.Evet, Cenab-ı Hak, Zât-ı Ulûhiyet’inin hukukunu tanımayan, kâinatın hukukuna tecavüz eden, yeryüzünde canlı cansız bütün varlıkların ve nihayet insanların hakkına giren, farklı haksızlıklar ve zulümler irtikâp edenleri umumi bir helake maruz bırakmasa da lokal olarak cezalandırabilir. Allah’ı inkâr etmenin asıl cezası ise ahirettedir. Allah mahlukatın hukukuna tecavüz edildiği takdirde mazlum ve mağdur duruma düşen kullarını rahatlatmak, ferahlatmak, yüreklendirmek ve onlara bir ümit mesajı vermek için dünyada da zalimleri cezalandırabilir.Günümüzdeki küfür ve küfrana, zulüm ve haksızlıklara, isyan ve günahlara baktığınızda Hz. Ebû Bekir gibi “Mâ ahlemeke ya