İçeriğe geç

eyle ve bu kabiliyetlerde inkişaflar ihsan eyleyerek lütuflarını sağanak sağanak başımdan aşağı yağdır.” diyerek himmetini hep âli tutmalıdır.Evet, ister kalb ve ruh hayatında isterse hakka hizmet yolunda insanların seviyesi farklı olsa da bilinmesi gerekir ki işin en asgari seviyesini yapabilenler için de her zaman terakki yolu açıktır. Onlar sahip çıktıkları bir hizmetin, özünü ve esasını içlerinde duydukça daha candan ona sahip çıkacaklar, gerekli olan hizmetleri yapa yapa, bunlar âdeta onların gönüllerine işleye işleye bir süre sonra tabiatlarına mal olacaktır. Öyle ki gün gelip de kendilerine ihtiyaç kalmadığı, onlardan hakka hizmet yolunda bir talepte bulunulmadığında kendilerini derin bir boşlukta hissedecek, bu hâli ölüm gibi görecek, ızdırapla iki büklüm olacak ve infakta bulunma adına değişik arayışlara gireceklerdir. Fakat böyle bir seviyenin kazanılması zamana, aktif bir sabırla o işe sahip çıkmaya ve o işi içselleştirmeye bağlıdır.

Muhataplar Çok İyi Tanınmalı

Konuya aydınlık kazandıracak bir yaklaşım ise şudur: Bazıları meseleyi Medine-i Münevvere’deki geçerli şer’î hükümler açısından değerlendirmeye tâbi tutup farzları yerine getirmekle iktifa ederler. Bu yaklaşıma göre bunlar, mallarının kırkta bir zekâtını veya ürünlerinin onda bir öşrünü veriyorlarsa vazifelerini yapıyorlar demektir. Bazıları da meseleyi Mekke’deki ıtlâka göre ele alır, infakı emreden Mekkî âyetlerde belli bir miktarın tayin edilmediğinden yola çıkar ve verebileceklerini vermeye çalışırlar. İşte bu noktada hakka hizmet yolunda belli vazifelerin yapılmasına öncülük eden, başkalarının da buna iştiraklerini sağlamaya çalışan rehber konumundaki insanların basiret ve firasetle hareket edip muhatapları çok iyi tanımaları önem arz etmektedir. Onlar yapılanları az görür veya insanlara kaldıramayacakları yük yüklemeye kalkarlarsa muhataplarda –Allah korusun– bir isteksizlik, bir bıkkınlık

54