Evet, sanayi inkılâbı bizde, işte böylesine, çift yönlü fakat zıt istikamette şoklar meydana getirmişti. Oysa ki, böyle bir durumda kendimize gelip, değerlerimize sahip çıkarak toparlanabilirdik. Ama ne gezer.. kendimize çeki düzen vereceğimize, şokun te’siriyle iyiden iyiye şirazeden çıktık ve bütün millî değerlerimizi altüst ettik. O günkü şokun uzantıları günümüzde de hâlâ devam etmektedir. Bizde komünizm ve evolüsyon uzun müddet devlet felsefesi haline geldi. Ve bugün hâlâ, bazıları için Batı ebedî mihrap durumundadır.
Bu arada, son zamanlardaki bir kısım değişiklikleri de kulak-ardı etmemek icap eder. Evet şu son yarım asır ve bilhassa son çeyrek asır içinde millî ve manevî cephede de bir yenilenme ve bir dirilişten söz edilebilir ve kendi değerlerimiz üzerine yeniden bir yapılanmanın var olduğu söylenebilir. Evet, rûhta, gönülde, histe, duyguda, düşüncede ve letaifte yenilenmeye başladığımız bir vakıadır. Şair-i şehirimizin de ifadesiyle ‘Ebed bizimdir, elbet bizimdir’ ve bu yepyeni ve ter u taze bir yapılanmadır.