Kaosun Ötesindeki Dünya
Ülkemiz yeniden bir mânevî bunalım içine çekilmek isteniyor.. hakikî veya sun’î buhranları buhranlar takip ediyor.. toplum üst üste gelen bir sürü gâile ile yorgun ve sarsık.. kitleler şaşkınlık içinde.. elli noktada elli ayrı fitne ateşi.. ve şeytan bu iç içe yangına habire körük çekmekte. Kökü çok eskilere dayanan bu buhranlar döneminde, millî ve içtimaî krizler bir türlü yakamızı salmamış ve yığınlar hep kaoslarla baş başa bırakılmıştır. Din politize edilmek istenmiş, ahlâk kirletilmiş, kültür târumâr edilmiş, sanat ideolojilerin gelgitlerine terkedilmiş ve siyaset en amansız kavgaların arenası hâline getirilmiştir. Böylesi toz-duman içinde ümitlerimizi kurmak ve mutlu geleceğimizi kendine has çizgileriyle hakkını vererek soluklamak oldukça zor olsa gerek. Hatta bazılarınca imkânsız bile görülebilir.
Biz, gücümüz yettiğince, günümüzün bin bir patırtı-kütürtü ve kısır döngülerinden sıyrılarak, imanlarımızın aydınlık ikliminde, iradelerimizin alınlarında ter, bir kere daha ümitlerimizin yemyeşil tepelerini temâşâ etmek istiyoruz.
Evet, güzel sesli, latîf edalı müezzinlerin, ruhlara göklerin derinliğini, enginliğini, tadını, şivesini, merhametini, şefkatini ve semavî esintilerini boşaltarak bütün sineleri ötelerin sihirli vâridâtıyla dolduracağı; doldurup bizi bütünüyle uhrevîleştireceği o tılsımlı günler ve geceler yakındır.