İçeriğe geç
37. Bölüm

Fanteziler Ve İhtiyaçlar

Yıllar var ki milletçe, hakikî ihtiyaçlarımızı görmezlikten gelerek, ihtiyaçmışçasına bir kısım fanteziler arkasından koşup durduk. Bazen neyin ihtiyaç olduğunu kestiremeyerek, bazen de bir kısım lükslerimizi ihtiyaç zannederek, hayatımızı bütünüyle bu kabîl lükslere bağlayıp sürekli tenakuzlar (çelişki) yaşadık. Böyle bir çelişki hangi sâiklere dayanırsa dayansın biz, onca ciddî ihtiyaca rağmen, her zaman bir kısım fanteziler peşinde olduk. Dahası, bazen peşinde bulunduğumuz şeyler ihtiyaçlarımızı gidereceğine, onları daha da artırdı; artırdı da, tıpkı susuzluktan ciğeri kebap olmuş birinin hararetini giderme yolunda deniz suyu içe içe, içme-susama fasit dairesinde zebun olup gittiği gibi, biz de, herhangi bir ihtiyacımızı gidermeyen bir kısım fantezilerin bağımlısı olarak bütün enerjimizi bir hiç uğruna kullana kullana, gölgelerin azat kabul etmez köleleri hâline geldik.

Bu itibarla da millet olarak, şu anda başka şeye değil, bizi içinde bulunduğumuz bu “körebe” oyunundan kurtarıp, her zaman tabiatlarımızla bağdaşabilecek olan o köklü dinî, millî, ahlâkî, terbiyevî disiplinlerimizi hayata geçirmeye ihtiyacımız var. Şimdi, hem ortada zaruret derecesine gelmiş böyle bir ihtiyacı, hem de bu ihtiyacı karşılamanın biricik yolu o sağlam medeniyet telâkkimizi, o mazbut millî tabiatımızı ve o zengin kültür yapımızı görmezlikten gelerek, bir kısım fanteziler arkasından koşmamız, kendi millî değerlerimizi ihmal ve millet ruhunu tahrip değil de ya nedir..?

275