İçeriğe geç

Göz göre göre millete bunları yapanlar hain miydi? Hayır! Satılmış mıydı? Sanmıyorum.. ahmak mıydı? Hiç zannetmem.. ne idi öyleyse? Bu muamma karşısında bir şey söylemek oldukça zor; ama sanıyorum bunlar, kendilerini kendilerinden başka bir şey olma fantezisine kaptırmışlardı.. mâneviyatsız, muhteviyatsız, şurada-burada teselli arayıp duruyor ve kendilerini âdeta yeyip bitiriyorlardı. Ruh dünyaları karbonlaşmış, içleri bomboş, olabildiğine sathî ve dekolte, fikirleri cılız, bakışları miyop, bakış zaviyeleri çarpık ve beyanları da alafranga idi.. camiye sırtlarını dönmüş, kiliseden kabul alamamış, ilmin şemasına takılıp kalmış, teknolojinin “elifbe”sini aşamamış, “müzebzebîne beyne zâlik”1fehvâsınca bir orada-bir burada; ne tam orada-ne de tam burada; medeniyet düşünceleri ve kültür “yaşamları” itibarıyla a’râfa düşmüş ve hep bir berzah hayatı yaşıyorlardı.. bari şimdilerde bir farklılaşma olsaydı; ne gezer. Aradan bunca yıl geçmiş olmasına rağmen, hâlâ istikrar kazanmamış ve oturmamış bazı müesseselerimiz, sanki oturma adına yeni kurbanlar istiyor gibi bir hâlleri var. Ben, bunca hırpalanmış bir milletin, yeniden bir kere daha kan kaybına tahammül edeceğine ihtimal vermiyorum. Ancak, görünen o ki, bir kısım eski iş bilmezlerin mirasçıları ve hakkı kuvvette gören gücün kulları, her şeyi bir kere daha altüst etme niyetindeler.. hem de birkaç asırlık bunca yanlış ve hatadan ders almamışçasına ve: “Önce yıkalım, sonra neyi, nasıl yapacağımızı düşünürüz…” gibi çocuksu mülâhazalarla…

88