İçeriğe geç

Bazıları onda, sadece karanlık gördü, kapkaranlık düşündü; geceye yenildi ve elendi. Bazıları, duyup dinleyeceği sesleri, görüp seyredeceği manzaraları bir tarafa bırakıp, dikenler arasında saksağan sesleriyle meşgul ola ola ömrünü tüketti. Bazıları da, gecenin o derin ve mahrem fısıltılarıyla ruhuna seslenmesini, bütün ruhlara hitap etmesini, bütün insanî hisleri Ezel’in o mehabetli mesajlarıyla uyarmasını bildi ve gecesini Cennet’in gündüzlerine çevirdi. Bu bahtiyar gönüller, bir taraftan ihtiyaçları, arzuları, hatta hayallere akseden istekleri görüp gözetirken, diğer yandan da, buna karşı koyan karanlık ruhları, içine düştükleri his dünyasında zapturapt altına almak, menfî akım ve direnmeleri tesirsiz hâle getirmek.. hiç olmazsa, değişik buudlardaki düşmanlıkları yumuşatmakla ruhlarının gücü, imanlarının derinliği ölçüsünde herkese aydınlık gelecekten besteler sunmaya çalıştılar. Zaman zaman içlerinin derinliklerinden fevkalâde yakıcı ve nefes alış verişleri andırır mahiyette ürperten birer inilti; zaman zaman da, çığlığı andıran nağmeler hâlinde, intizamlı intizamsız ve mûsıkîde olduğu gibi, yarım ses, çeyrek ses, hatta bazen sırasız, düzensiz; fasılaları yarım süren, aralardaki sükûtlarla noktalanan ve bir feryat şeklinde yankılanan seslerinin; iç içe daireler gibi eklenişleri, çoğalışları, değişip başkalaşışları, birleşip tek ses hâlinde gelişleri; sonra da rezonans noktasına ulaşarak karanlıkları yırtıp ötelere varışlarıyla, yürekleri hoplatan öyle bir orkestra çıkarırlar ki, gecenin tavanı delinir; duygular, hisler bu menfezden dışarıya kayar ve sonsuza ulaşırlar.

79