Biz hepimiz gönül evinin misafirleriyiz; –O evde kendi sultanlığını vicdanlarımıza duyurana gönüllerimiz feda olsun– canlarımızı Gönül Sultanı’na kurban etmeye azmetmiş, O’nun kararını bekliyoruz. O, gönül penceresinden tenlerimize hayat üflediği günden beri, mekiğimizi hep hasret ve vuslat gergileri arasında işletip durduk ve aşkımızın kanaviçesini örmeye çalıştık. Bir aralık, ruhumuz, Dost’tan gelen ılık esintileri duyunca şevk u sevinçten tir tir titremeye başladı.. derken, edeble başlarımızı önümüze eğerek halvet kapısının aralanacağı ânı beklemeye koyulduk.
Hasret ve aşk türküleriyle yürüdüğümüz bu yolda, gönül, tenezzülen bize rehber oldu.. biz de, ölünceye dek bu kutlu rehberin arkasından ayrılmayacağımıza söz verdik.. çileli ve ızdıraplı olmasına rağmen söz verdik…