İnsanı, hayvanlardan bir hayvan telâkki eden düşünce, ona en büyük kötülüğü yapmıştır. Bu düşünce, evvelâ fertte yücelme arzusunu yıkmış; onu alıp fazilete götürecek yolların bütününü tıkamış ve insan cemaatlerini, haşarat sürüleri hâline getirerek, onları, kendilerine eğilme, kendilerini kontrol etme idrak ve iradesinden mahrum bırakmıştır. Bu telâkkiye göre, kuvvetlinin zayıfı yok etmesi; mücadele imkânı bulamayanların kahrolup gitmesi gayet tabiî ve zarurîdir. “Natürel seleksiyon”dan alınan bu anlayışın, insan cemaatlerine tatbik edilmesi, hakka hürmet hissini yıkmış; kuvveti azgınlaştırmış ve hürriyet fikrini sınırsızlaştırarak, insanı diğer canlılar seviyesine düşürmüştür. Bu yanlış telâkkiye göre hak, bütün müesseseleriyle kuvvete bağlanmış; kimin bedeni, pençesi, yumruğu kuvvetli, kimin, kalemi, cerbezesi yerinde; kim, ileri gelenlerle münasebet içinde ve varlıklı ise, o haklı görülmüş, alkışlanmış; kim de zayıf, iktidarsız, parasız ve müdâhene bilmiyorsa, hep horlanmış ve küçük görülmüştür. Ve tabiî, bu arada, ruhun kuvveti, hakkın kuvveti, inancın kuvveti hafızalardan silinerek, nesillere unutturulmaya çalışılmıştır. Bu durum ise hakkı ve ehl-i hakkı, mütegallib1 zalimler karşısında zayıf düşürmüş, dolayısıyla da zillete uğratmıştır. Hele bunun ardından, insan nefsini şaha kaldıran, şahsî haz ve menfaatlere düşkünlük gibi alçaltıcı düşüncelerin ruhları çepeçevre sarması, bu iklim insanını bütün bütün zalimlerin oyuncağı hâline getirmiştir. Artık toplumca, aç kurda karşı sevgi gösterilmekte; o da dönüp bu canlı cenazelerden dişinin kirasını istemektedir.
Dipnotlar
- 1 Mütegallip: Zorba. Hak ve hukuka hürmet etmeden geçinen.