İçeriğe geç
6. Bölüm

Mutluluk

Mutluluk, herkesin özlediği bir sevgili ve uğrunda her fedakârlığa katlanılan yüce bir gayedir. İnsanlar arasında mesut olmak istemeyen tek fert yok gibidir. Ama saadet nedir? İşte zorlardan zor bir mesele!..

Yunanlıya göre o, aşk ve sevda; Sezar’a göre, nâm ve şöhret; Firavun’a göre, iktidar ve mevki; Kârun’a göre de, yığın yığın servet ve hazinelere sahip bulunmaktır. Oysaki, bunlardan hiçbiri, ne gerçek saadet ne de onun vesilelerinden biridir. Hakikî mutluluğu bu yollarla arayanlar, hep aldanmış ve hüsrana uğramışlardır.

Gerçek saadet, insan zihninin dağınıklık ve perişaniyetten kurtulması, insan kalbinin itminan ve istirahata ermesinden ibarettir. Onu, deniz kenarlarında, dağ başlarında, tenha koruluk ve koylarda arayanlar hep yanılmışlardır. Vâkıa, bu türlü yollardan başkasıyla, ruhunu dinlendirmesini bilmeyen avâm1 için, bunlar da birer vesile sayılabilirler. Ama, gerçek huzur ve saadet için, ne zaman, ne de zemine ihtiyaç yoktur. O her yerde insanla beraber ve onun iç aydınlığına, onun hür iradesine tevdi edilmiş mukaddes bir sevgilidir. Her insan, istediği zaman, kanatlanan ruhuyla, kalbinin sonsuz iklimlerine doğru açılıp temâşâsına doyamayacağı âlemlere ulaşarak, özlenen mutluluğu elde edebilir.. hele, kalb hazinesi tertemiz fikirlerle donatılmış ve lebrîz edilmişse…2 Boyce’nin (Boys’un) dediği gibi: “Ruhunun derinliklerinde, böyle bir mihrabı olan insan ne bahtiyardır!..”

20