Evet, mesut olabilmek için, önce ruhun iyice teçhiz edilmesi, gönlün pâk ve temiz fikirlerle donatılması, sonra geçmişin kanatlandırıcı hatıralarıyla, geleceğin isabetli ve makul ümitlerinin yan yana mütalâa edilmesi lâzımdır ki, bu sayede, fenalıklara karşı konulabilsin.. şehevî hisleri frenleyip yükseltici duyguları da takviye ederek, yaşanan hayatın her lâhzasını faziletli kılmak mümkün olabilsin. Zaten ahlâkî hayatın yegâne düsturu da fazilettir. Aradığımız saadet ise, asla faziletten ayrı düşünülmeyen ve bir bakıma onun neticesi ve mükâfatıdır.
Ruhu kanatlandırıp pervaz ettirecek ve kalbi daima canlı tutacak tek şey, Yaratıcı’nın hoşnutluğu düşüncesidir. Böyle bir fazilet düşüncesi olmadan mutluluktan bahis açmak abestir ve mânâsızdır.
21