İçeriğe geç

Ne acıdır ki, hiçbir düşünce ve anlayışla izahı kabil olmayan bu kavgada, daha doğrusu bu curcunada, en çok gadre uğrayan ve devamlı sarsıntıya maruz kalan da masum halk yığınları oluyordu. Yüzlerce yıllık harsı ve tarihî değerleriyle kaynaşmış, bütünleşmiş bu saf yığınlar, nereden gelip nereye gittiklerini, kimin hesabına hareket ettiklerini bir türlü kestiremeden, dalâletten dalâlete sürükleniyor ve fevkalâde bir şaşkınlık içinde yüzüp gidiyorlardı. Ve hele, kendisinden ışık ve işaret beklediği münevverinin, mazi ve mefahirini inkâr edişi, nesepsizliğe pey çekişi onu, bütün bütün yolsuzlaştırıyor, soysuzlaştırıyor ve uğursuzlaştırıyordu. Nihayet, bin bir kötü niyetle toprağımızın bağrına serpilen yümünsüz tohumlar, boy atıp gelişince, cemiyet de her kesimiyle müsademeye hazır “düşman kamplar” hâline geldi.

66