İçeriğe geç

Bu itibarla, ard arda neticesiz tazyiklerin, misilleme adıyla karşılıklı tecavüzlerin “fasit daire”ler teşkil ettiği bir cemiyette, anlaşmazlıkların, kararsızlıkların ve hele, kalb ve ruh yetersizliklerinin meydana getireceği kargaşa öyle korkunç bir kasırga hâlinde etrafı saracaktır ki; onun dehşetinden kimse, ne olup bitenleri ne de onların gerçek sebeplerini düşünme ve araştırma fırsatını bulamayacaktır. Ve tabiî bu arada, peşi peşine cereyan eden müsademelerden, millet ağacı tekrar ber tekrar sarsılacak; yer yer yuvalar yıkılıp gidecek; fertler de şaşkına döneceklerdir. Bari bu korkunç yıkılış karşısında, inanç ve düşünce plânında toplumun imdadına koşanlar, nizam anlayışına, yenilenme inancına, ikna kabiliyetine, ihlâs ve samimiyete sahip olsalardı! Heyhât, ne gezer!.. Aslında, bunların hemen hiçbiri, ne berrak bir dünya görüşü, ne bir ilk plân ve sistem, ne de bir mukadderat endişesiyle bu işin içine girmiş değillerdi. Belki, büyük bir kısmı itibarıyla, tehlikeyi bu ilk sezen ve irkilenler dahi, fevkalâde hissî, fevkalâde kindar ve nefsanîlikleri uğruna her türlü tagallübe, tasalluta, tahakküme2 “evet” diyebilecek kadar ham ruhlu kimselerdi…

65