İçeriğe geç

Allah’ın (celle celâluhu) Peygamber Efendimiz’e ve O’nun ümmetine bir armağanı olan bu âyet-i kerimeler nâzil olduktan sonra, burada sayılan vasıfları haiz olan mü’minlerin kurtuluşa erecekleri müjdesini bütün derinliğiyle duyan Efendimiz (sallallâhu aleyhi ve sellem), değişik zamanlarda vahiy sağanağı karşısında ellerini açıp Cenab-ı Hakk’a hissiyatını ifade ettiği gibi –sahabe efendilerimizin rivayetine göre– yukarıda zikredilen duayı yapmıştır.

İlk Talep: Bizi Artır, Noksanlığa Maruz Bırakma!

Allah Resûlü (sallallâhu aleyhi ve sellem) bu duada ilk olarak, اَللَّهُمَّ زِدْناَ وَلاَ تَنْقُصْناَ“Allah’ım! Bizi arttır, noksanlığa maruz bırakma!” demiştir. Akla gelen ilk ihtimal olarak Efendimiz (sallallâhu aleyhi ve sellem) bu ifadeleriyle Cenab-ı Hak’tan ümmet-i Muhammed’in sayısını arttırmasını talep etmiş olabileceğidir. Zira ümmet-i Muhammed’in çokluğu her zaman O’nun gaye-i hayali olmuştur. Nitekim konuyla ilgili rivayet edilen bazı hadislerde şu bilgiyle karşılaşıyoruz: O’na (sallallâhu aleyhi ve sellem) değişik topluluklar gösterilmiş, onlar arasında büyük bir karaltı gördüğünde, hemen onların kendi ümmeti olması ümidine girmiştir. Kendisine onların Hazreti Musa’nın (aleyhisselâm) kavmi olduğu ifade edildikten sonra kendi ümmetini görmesi için ufka bakması söylenmiştir. Ufka baktığında ise daha önce gördüğü karaltıdan daha büyük bir karaltının bütün ufku kapladığını görmüştür. İşte böyle bir manzaradan kalb-i Nebevî son derece memnun, mesrur ve mutmain olmuştur.112

Resûl-i Ekrem Efendimiz’in (sallallâhu aleyhi ve sellem) ümmetinin çokluğu konusundaki tehâlükünü (şiddetli talep), evlenme konusundaki tahşidatlarında da görebiliriz. Mesela O (aleyhi ekmelüttehâyâ), bir hadis-i şeriflerinde şöyle buyurmuştur:

تَنَاكَحُوا تَكْثُرُوا فَإِنِّي أُبَاهِي بِكُمُ الْأُمَمَ يَوْمَ الْقِيَامَةِ

“Evlenin, çoğalın; zira ben, kıyamet gününde sizin çokluğunuzla diğer ümmetlere karşı iftihar ederim.”113

169