Yüce Allah’ın iradesinin ve dilemesinin şahitleri, varlıkların geçirdiği haller ve aldıkları tavırlar sayısıncadır.
Evet, varlıkların, sayısız ihtimaller, neticeye götürmeyen kapalı yollar ve karmakarışık vaziyetler arasından ve birbirine zıt, birbiriyle çekişen sel gibi unsurların elleri altında şu inceden inceye nizamla, bu gözle görünen hassaslardan hassas ölçüyle düzenlenmesi, onlara kendilerine has özelliklerin verilmesi; cansız, basit (terkip edilmiş olmayan) maddelerden birbirinden çok farklı fakat uyum içinde canlıların yaratılması –bütün organlarıyla spermden yaratılan insanlar, bütün uzuvlarıyla yumurtadan yaratılan kuşlar, çeşit çeşit dal ve budaklarıyla çekirdekten yaratılan ağaçlar gibi– ve her şeyin kendisi için belirlenen şekli alması, bütün bunların, O’nun iradesiyle ve dilemesiyle olduğunu gösterir. Aynı cinsten varlıkların, aynı türden fertlerin temel organlarda birbirlerinin aynı olmaları kesinlikle onların Sanatkâr’ının Vahid ve Ehad olduğuna delildir. Aynen öyle de, muntazam ayırt edici özelliklere sahip, hikmetli bir şekilde birer şahsiyete bürünmelerindeki farklılıkları da bu Vahid ve Ehad Sanatkâr’ın dilediği gibi hükmeden, istediğini yapan Fâil-i Muhtar ve sonsuz irade sahibi bir Zât olduğunu gösterir.
Hem nasıl ki o Hallâk, Alîm ve Mürîd; her şeyi bilir, her şeyi diler, O’nun her şeyi kuşatan bir ilmi, her şeyi kapsayan kusursuz bir iradesi vardır. Aynen öyle de, O’nun eksiksiz, mükemmel, tastamam zaruri, kendinden, Zâtından doğan ve Zâtının gereği olan bir kudreti bulunur. Öyleyse o kudretin zıddının (acz) onun içine girmesi mümkün değildir. Aksi takdirde bir araya gelmeleri ittifakla imkânsız olan zıtların bir arada bulunduğunu kabul etmek gerekir.
Dolayısıyla o kudrette derece de olamaz. Çünkü zerreler-yıldızlar, az-çok, küçük-büyük, cüzî-küllî, parça-bütün, insan-âlem, çekirdekağaç o kudrete nispetle birbirine eşittir.
º Nuranilik, şeffaflık, mukabele, denge, intizam ve emre uyma
sırrıyla,
Dipnotlar
- Bkz. Sözler, 10. Söz, Sonsöz; 29. Söz, 2. Maksat, 3. Mesele; Şuâlar, 7. Şuâ, 2. Bab, 3. Hakikat, 2. Sır; 15. Şuâ, Kudrete Dair Arapça Fıkra, 2. Basamak; Sünûhât, 2. Cümle, 3. Nokta.