İçeriğe geç

Gavs demiş ki: “Ne zaman senin oğlun da bu dereceye gelirse o zaman o da tavuk yesin.”

Bu hadise, sözüne güvenilir ve emin birçok zâttan Hazreti Gavs gibi harika kerametlere mazhariyeti dünyaca meşhur bir velinin kerameti olarak, yanlışlığına ihtimal bulunmayacak derecede kesin manevî haberlerle nakledilmiştir.

İşte Hazreti Gavs’ın bu sözünün mânâsı şudur: Ne vakit oğlunun ruhu bedenine, kalbi nefsine, aklı midesine hâkim olursa ve lezzeti şükür için isterse o vakit leziz şeyleri yiyebilir...

Dördüncü Nükte

“İktisatlı olan, ailece geçim derdi çekmez.” mealindeki لَا يَعُولُ مَنِ اقْتَصَدَ hadis-i şerifinin sırrıyla, tutumlu ve kanaatli davranan, ailece çok geçim sıkıntısı, zahmet ve zorluk çekmez.

Evet, iktisadın kesin bir bereket ve rahat geçinme sebebi olduğuna o kadar açık deliller var ki, hadde hesaba gelmez. Mesela ben bizzat yaşadım, bana hizmet ve arkadaşlık eden zâtların şehadetiyle diyorum ki: İktisat sayesinde bazen bire on bereket gördüm, arkadaşlarım da buna şahit oldular. Hatta dokuz sene –şimdi otuz sene– evvel benimle beraber Burdur’a sürgün edilen varlıklı zâtlardan bir kısmı, parasızlık yüzünden zillete ve sefalete düşmemem için zekâtlarını bana kabul ettirmeye çok uğraştılar. O zengin zâtlara dedim ki: “Gerçi param pek azdır, fakat iktisadım var, kanaate alışmışım. Ben sizden daha zenginim.” Tekrar tekrar ve ısrarlı tekliflerini reddettim.

Dikkate değerdir ki, iki sene sonra, bana zekâtlarını vermeyi teklif edenlerin bir kısmı israf yüzünden borçlandı. Allah’a hamdolsun, o az para iktisat bereketiyle bana yedi sene kâfi geldi, yüzsuyumu döktürmedi, beni insanlara muhtaç etmedi. Bir hayat düsturum olan “insanlardan istiğna” kaidemi bozmadı.

Evet, kanaat etmeyen, zillete, mânen dilenciliğe ve sefalete düşebilir.

207