İçeriğe geç

içine alan.. insanlığın güneşleri, yıldızları ve kumandanları olan bütün peygamberleri arkasına alıp onlara duasına “âmin, âmin..” dedirten.. ümmetinden her gün, her dindar ferdin kaç defa kendisine salâvat getirmekle duasına “âmin, âmin..” dediği ve belki bütün mahlûkâtın o duaya “Evet ey Rabbimiz! İstediğini ver, biz de onun istediğini istiyoruz!” diyerek katıldığı Hazreti Muhammed’in (aleyhissalâtü vesselam) bütün bu reddedilmez şartlar altında ahirette bekâ ve ebedî saadet için haşri gerektiren sayısız sebepten yalnız tek duası, cennetin varlığına ve Cenâb-ı Hakk’ın kudreti için baharın icadı kadar kolay olan ahiretin var edilmesine kâfi bir sebeptir. İşte Mücîb, Semî ve Rahîm isimleri sorumuza böyle cevap veriyor.

Hem madem gündüz apaçık şekilde güneşi gösterdiği gibi, yeryüzünde, mevsimlerin değişmesinde, bütün varlıkların ölüp diriltilmesinde, perde arkasında tasarruf eden bir Zât, koca yerküreyi gayet muntazam bir bahçe, belki bir ağaç kolaylığında ve düzeninde.. muazzam baharı bir çiçek kolaylığında ve ölçülü ziynetlerle yaratmıştır. Yeryüzü sayfasında haşir ve neşrin üç yüz bin numunesini, misalini gösteren kitap hükmündeki üç yüz bin bitki ve hayvan cinsini yazar. Onları beraber ve birbiri içinde şaşırmadan, karışık iken, birbirine benzediği halde karıştırmadan, yanlışsız, hatasız, mükemmel, muntazam, mânidar şekilde yazan bir kudret kalemi, bu azameti içinde sonsuz bir rahmet, nihayetsiz bir hikmet ile işlediği gibi; koca kâinatı bir ev misali insanın emrine verdi, süsleyip döşedi.. insanı yeryüzünün halifesi kılarak dağların, göklerin ve yerin taşımaktan çekindiği “emanet-i kübrâ”yı ona yükledi.. diğer canlılara bir derece kumandanlık mertebesiyle onu kerim kıldı.. sübhanî hitapları ve sohbetiyle şereflendirmekle ona fevkalâde bir makam verdi.. ve bütün semavî fermanlarda ebedî saadeti ve ahirette bekâyı kesin vaat etti ise; elbette, hiç şüphe yok ki kudretine bahar kadar kolay gelen saadet yurdunu, o kerim ve şerefli insanlar için açacak, yapacak, haşir ve kıyameti getirecek diye Muhyî, Mümît, Hayy, Kayyûm, Kadir ve Alîm isimleri, Hâlıkımıza sorduğumuz soruya cevap veriyor.

41