İçeriğe geç

Mesela insanın binlerce donanımına, onca uzvuna takılan hikmetlerden yalnız küçük bir çekirdek kadar hafızasında bütün tarihçe-i hayatını ve ona temas eden sayısız hadiseyi yazıp onu bir kütüphane hükmüne getiren.. insanın haşirdeki mahkemesi için neşrolacak amel defterinin küçük bir senedi olarak her vakit hatırlatmak sırrıyla eline verip beyninin cebine koyan ezelî bir hikmet.. ve bütün sanatlı varlıklara azalarını gayet hassas mizanlarla yerleştiren; mikroptan gergedana, sinekten simurg kuşuna, çiçekli bitkilerden milyarlarca, trilyonlarca çiçek açan bahar çiçeğine kadar; israfsız ölçülerle bir uyum, bir denge, bir intizam ve bir cemâl içinde sanatlı varlıkları güzel bir sanatla yapan.. her canlının hayat hakkını kusursuz bir ölçüyle veren; iyiliklere güzel neticeler, fenalıklara fena neticeler verdiren.. ve Âdem (aleyhisselam) zamanından beri azgın ve zalim kavimlere vurduğu tokatlarla kendini pek kuvvetli hissettiren ebedî bir adalet, ezelî bir hikmet elbette ve hiç şüphe götürmez ki –güneş gündüzsüz olmadığı gibi– ahiretsiz olmaz… Ve en zalimler ile en mazlumların aynı şekilde, akıbetini görmeden ölüp gitmelerindeki dehşetli haksızlığa, adaletsizliğe ve hikmetsizliğe hiçbir şekilde müsaade etmez diye Hakîm, Hakem, Adl ve Âdil isimleri sorumuza kesin cevap veriyor.

Hem madem bütün canlı mahlûklar ellerinin yetişmediği ve iktidarları dairesinde bulunmayan bütün ihtiyaçlarını, yaradılıştan gelen bütün taleplerini bir nevi dua olan fıtrî kabiliyet ve zaruri ihtiyaç dilleriyle istedikleri vakit, bunun onlara gayet merhamet sahibi, işiten ve şefkatli gaybî bir el tarafından verilmesinden.. ve insanın iradesiyle ettiği duaların, bilhassa havas tabakanın ve peygamberlerin dualarının on tanesinden altı yedisinin âdet dışı şekilde makbul olmasından kesin anlaşılıyor ki; perde arkasında her dertlinin âhını, her muhtacın duasını işiten, dinleyen bir Semî (her şeyi işiten) ve Mucîb (her duaya cevap veren) var; bakar, en küçük canlının en küçük bir ihtiyacını görür ve en gizli bir âhını işitir, ona şefkat gösterir, fiilen cevap verir, onu memnun eder.

Elbette ve her halde, hiçbir şüphe ihtimali yok ki, en mühim mahlûk olan insanın en mühim, umumi, bütün kâinatı, ilahî isim ve sıfatların hepsini alâkadar eden ahiretteki bekâsına dair dualarını

40