İnşikâk Suresi25 Ayet
Mekke’de indirilmiş olup 25 ayettir. Sûre, adını ilk ayetinde geçen fiilin masdarından almıştır. İnşikak; “Göğün yarılıp parçalanması” anlamında kullanılmaktadır. Sûreden maksat, Allah’ın üstün kudretini hatırlatıp insanları uyarmak, kâinatı yoktan yaratan kudretin haşri gerçekleştirmesinin pek kolay olduğunu vurgulamaktır.
Rahmân ve Rahîm olan Allah adına.
اِذَا السَّمَٓاءُ انْشَقَّتْۙ
Gök yarıldığı zaman...
وَاَذِنَتْ لِرَبِّهَا وَحُقَّتْۙ
Ve hep yapageldiği gibi, Rabbinin buyruğunu dinlediği zaman...
وَاِذَا الْاَرْضُ مُدَّتْۙ
Yer yayılıp dümdüz edildiği,
وَاَلْقَتْ مَا ف۪يهَا وَتَخَلَّتْۙ
İçindekileri dışarı atıp boşaldığı,
وَاَذِنَتْ لِرَبِّهَا وَحُقَّتْۜ
Ve hep yapageldiği gibi, Rabbinin buyruğunu dinlediği zaman... Seyredin siz: Neler olacak o zaman!
Kıyamet günü ilk insandan sonuncusuna kadar bütün insanlar dirilecekler. Bütün yeryüzü dümdüz edilecek, rivayete göre, her insan ancak ayağını basacak kadar bir yer bulabilecektir.
يَٓا اَيُّهَا الْاِنْسَانُ اِنَّكَ كَادِحٌ اِلٰى رَبِّكَ كَدْحًا فَمُلَاق۪يهِۚ
Ey insan! Sen, tâ Rabbine kavuşuncaya kadar didinip durmaktasın.
فَاَمَّا مَنْ اُو۫تِيَ كِتَابَهُ بِيَم۪ينِه۪ۙ
(7-9) Hesap defteri sağ eline verilen kimsenin hesabı kolayca görülür. Ve ailesine sevinç içinde döner.
Müminlerin iyilikleri kötülüklerinden ağır basarsa, kötülükleri affedilecek, bundan dolayı hesaba çekilmeyecekler . Ama kâfirlerin hesabı çok zor olacaktır. Hz. Aişe (r.a.) bir defasında namazın sonunda Efendimiz (a.s.)ın “kolay hesap” istediğini duyunca, selam vermesini müteakip mânasını sormuştu. Şöyle buyurdular: “Kolay hesap: kulun hesabının hemen görülmesi ve affedilmesidir. Âişe! Her kime hesap sorulursa o helâk oldu demektir.”
فَسَوْفَ يُحَاسَبُ حِسَابًا يَس۪يرًاۙ
(7-9) Hesap defteri sağ eline verilen kimsenin hesabı kolayca görülür. Ve ailesine sevinç içinde döner.
وَيَنْقَلِبُ اِلٰٓى اَهْلِه۪ مَسْرُورًاۜ
(7-9) Hesap defteri sağ eline verilen kimsenin hesabı kolayca görülür. Ve ailesine sevinç içinde döner.
وَاَمَّا مَنْ اُو۫تِيَ كِتَابَهُ وَرَٓاءَ ظَهْرِه۪ۙ
Hesap defteri arkasından sol eline verilen kimse ise,
فَسَوْفَ يَدْعُو ثُبُورًاۙ
Yok olmayı ister.
وَيَصْلٰى سَع۪يرًاۜ
Alevli ateşe girer.
اِنَّهُ كَانَ ف۪ٓي اَهْلِه۪ مَسْرُورًا
O dünyada iken ailesi içinde keyifli, şımarık idi.
اِنَّهُ ظَنَّ اَنْ لَنْ يَحُورَۚۛ
Hiçbir sûrette Rabbine dönmeyeceğini sanırdı.
بَلٰىۚۛ اِنَّ رَبَّهُ كَانَ بِه۪ بَص۪يرًاۜ
Hayır! O Rabbine dönecek! Zira Rabbi, devamlı sûrette onun yaptıklarını görüyor, tek tek kontrol ediyordu. (Bu kontrolün de elbette böyle bir neticesi olacaktı.)
فَلَٓا اُقْسِمُ بِالشَّفَقِۙ
Demek, gerçek onun sandığı gibi değildir. Şafak hakkı için!
وَالَّيْلِ وَمَا وَسَقَۙ
Gece ve gecenin barındırdığı, şeyler hakkı için,
وَالْقَمَرِ اِذَا اتَّسَقَۙ
Dolunay halini alan Ay hakkı için:
لَتَرْكَبُنَّ طَبَقًا عَنْ طَبَقٍۜ
Siz halden hale geçeceksiniz!
فَمَا لَهُمْ لَا يُؤْمِنُونَۙ
Öyleyse onlara ne oluyor ki iman etmiyorlar?
وَاِذَا قُرِئَ عَلَيْهِمُ الْقُرْاٰنُ لَا يَسْجُدُونَۜ ۩
Kendilerine Kur’ân okunduğunda derin bir saygı ile eğilmiyorlar?
Hz. Peygamber (a.s.) namazda bu ayeti okuduğunda secde etmiştir. Bu sabit olduğundan, bu ayet tilavet secdesi gerektiren ayetlerden sayılmıştır.
بَلِ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا يُكَذِّبُونَۘ
Bilakis, o kâfirler dini yalan saymaya devam ediyorlar.
وَاللّٰهُ اَعْلَمُ بِمَا يُوعُونَۘ
Allah, onların kalplerinde ne sakladıklarını pek iyi bilir!
فَبَشِّرْهُمْ بِعَذَابٍ اَل۪يمٍۙ
Sen de onlara gayet acı bir azap müjdele!
اِلَّا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ لَهُمْ اَجْرٌ غَيْرُ مَمْنُونٍ
Fakat iman edip yararlı işler yapanlara ise, hiç kesintiye uğramayan, bitip tükenmeyen mükâfat vardır.