İçeriğe geç

İslâm, insanlığa, bütün diğer din ve felsefî sistemlerden farklı olarak, evrensel buudlu, ama kendine has bir düşünce ve hayat resmi ortaya koymuştur; koymuş ve müntesiplerine onu yaşama ve uygulama sorumluluğunu yüklemiştir. Bunun şuurunda olan bir Müslüman, bütün ferdî, ailevî ve içtimaî ilişkilerinde bu çerçeveye sadık kalmaya çalışır.. geleceğini bu anlayışa göre planlar.. gücü yettiği ve şartlar elverdiği ölçüde hep yüklendiği bu mes’ûliyeti gerçekleştirmeye gayret eder. Zaten herhangi bir düşünce ve gâye-i hayal, ortam müsait olduğu ölçüde realize edilme yolunda bir kısım hamle ve aksiyonlarla desteklenmezse, o düşünce ve gâye-i hayaller, sadece rüyaların masmavi ikliminde tüllenir durur; biz de realitelerin cenderesinde ezilmeye devam ederiz.

63