İçeriğe geç

Bugüne kadar gelmiş-geçmiş toplumların en gözdesi ve güzîdesi Asr-ı Saadet insanları dahi –belli ölçüde de olsa– hercümerç yaşamış ve iç içe fitnelerle kan ağlamışlarsa, bu devvâr u gaddardan bugünkü nesiller de, yarınki kuşaklar da daha çok çekecek demektir. Bir kısım olumsuz tesirleriyle ta günümüze kadar gelen ve şimdilerde de bazı asabî ruhları harekete geçiren o kadîm fitne, hâlâ bazı mülhidlere, münafıklara ve İslâm’ın ikbalini hazmedemeyen din düşmanlarına malzeme teşkil etmekte ve onların eliyle yeni yeni fesatlara sebebiyet vermektedir. Hadis kitaplarında, “el-Fiten ve’l-Melâhim” başlığıyla verilen fitne, âhir zaman hâdiselerinin en büyüklerinden biri ve kıyametin de en belirgin alâmeti olarak zikredilmektedir.4

Konuyla alâkalı gaybî haberlere mahrutî ve küllî bir nazarla bakabilenler, bu fitne/fitnelerle büyük ölçüde İslâm’ın etrafındaki surların yıkılacağını, mü’minlerin paramparça olacağını, dinin inkâr edilip diyanetin zaafa uğrayacağını, her tarafta yalancı tiranların seslerinin duyulacağını, islâmî coğrafyada ırz, haysiyet ve namusun pâyimal olacağını, çalıp çırpmanın ahvâl-i âdiyeden sayılıp, helâl ve meşru mülâhazalarına itibar kalmayacağını, içki, zina ve değişik cinayetlerin herkesi canından bezdirecek şekilde yaygınlaşacağını, herkesin hayvanî hislerine yenik düşüp sadece kendini düşüneceğini görür ve ürperirler.5

Çalmanın çırpmanın yaygınlaştığı, hortumlayan hortumlayana millet malının çarçur edildiği, haramın-helâlin unutulduğu, yalanın, fuhşun mübah sayıldığı, dinin tahkîr edilip diyanetin gereksiz görüldüğü, her yerde kan dökülüp kan içildiği, dört bir yanda fitne çarklarının dönüp durduğu, gücü-kuvveti temsil eden bazı kimselerin bu fitne ve fesat çarklarına su taşıdıkları şu meş’um dönemi “el-Fiten ve’l-Melâhim” faslının neresine yerleştireceğimizi bilemeyeceğim ama, dünyada her şeyin şirazeden çıktığı ve büyük ölçüde insanî değerlerin altüst olduğu muhakkak.

305