Kendini ifsada salmış fertlerden sağlıklı bir toplum oluşturmanın mümkün olmadığı/olamayacağı açıktır. Böyle bir toplumda sürekli hercümerç yaşanır, kaoslar kaosları takip eder, yığınlar heva ve heveslerine göre davranır; anarşi başını alır gider ve müfsitler bir baştan bir başa milleti kendilerine benzetirler. Ne güven kalır ne huzur, ne saygı kalır ne de itibar; bütün değerler alt üst olur, her yanda sadece müfsitlerin edip eyledikleri konuşulur.. ihtimal, meleklerin mahiyet-i Âdem karşısında istifsar edalı endişeleri de böyle bir âkıbete bakıyordu.2 Eğer, bu endişenin altında, Allah’ın vaz’ettiği teşriî ve tekvînî emirlere baş kaldırma, fıtrî ve tabiî nizamı ihlâl ve şimdilerde olabildiğine yaygınca görüldüğü gibi kin, nefret, zulüm ve bohemce yaşamanın mevcudiyeti söz konusu idiyse, bugün bunların hepsi var; olmasını beklediğimize gelince, o da meleklerin göremedikleri ve sadece Allah’ın bildiği kalb ve ruh insanlarının mevcudiyetidir.
Bugün, yeryüzünde Allah’ın tesis buyurduğu ve yaşanmasını istediği hayat tarzına, peygamberlerle gerçekleştirilen semavî anlayış ve telâkkiye, insanca yaşamaya ve hayatı ukbâ derinlikleriyle yorumlamaya karşı ciddî bir tavır var. Bir tavır var lâhûtîliğe ve insanın iç derinlikleriyle kendini ifade etmesine.. ve prim veriliyor âsîye, fesatçıya, bozguncuya. Her yanda kalbini şeytana satmış bir sürü insan bozması var; bunlar, vuruyor-kırıyor, çalıyor-çırpıyor; vicdanlara baskı yapıyor, hakları çiğniyor; meşru sistemleri yıkıyor, yerine despotizmalar ikame ediyor; kinle, nefretle gürlüyor, kan döküyor; sonra da kalkıp bütün bunları insanlık ve insanî değerler adına yaptıklarından dem vuruyorlar.. bin nefrin fesadı salâh sayanlara ve yazıklar olsun bu müfsitlere aldananlara!..
Dipnotlar
- 2 Bkz.: Bakara sûresi, 2/30.