İçeriğe geç

Bu iki maraz, içtimaî hayatımızda korkunç çalkalanmalara sebebiyet vermiştir. Bu iki hastalıktan kurtulmak için her şeyden önce, mâşerî vicdanın rehabilite edilmesi lâzımdır. Binaenaleyh, İslâm bir kısım çareler sunarken evvelâ ferdi bu işe hazır hâle getirir. Aksine, mâşeri vicdana umumî bir uyum ve intibak temin ve tesis edilememişse; fert vicdanı da istenilen şeyler üzerinde umumî âhenge uymayacaktır.

İktisatçılar kitaplarında bir memleketin iktisadî hayatı adına yeni formüller oluşturmaktadırlar. Mesela, bir vergi kanununa dair, mükellefi sımsıkı bağlayan, vergi vermeden kurtulmanın mümkün olmayacağı şekilde yeni maddeler koyarlar. Bunun ardından da şeytânî bir fikirle bu vergiyi vermekten kurtulma yolları araştırılır. Binaenaleyh birbirini takip eden çözüm teklifleri ve aynı zamanda bunlardan kurtulma yollarının gösterilmesi, içinden çıkılmaz bir fâsit daire oluşturur. Bu fâsit dairede ne devlet umduğunu bulabilir ne de mükelleften beklenen şey elde edilir. Öyle ise evvelâ mâşerî vicdanın tamir edilmesi lâzım ve elzemdir. Onun için İslâm başta bunu nazara verir. Yani millet, Allah’a inanmalı. Allah’a inanma sayesindedir ki, fert, bir meziyet ve fazilet âbidesi hâline gelebilir. Bu itibarla, yapılacak birinci ve öncelikli iş, saf ve dupduru vicdanlı fertlerin yetiştirilmesi olmalıdır.

144