İçeriğe geç

Bu açıdan Hz. Musa (aleyhisselâm), İsrailoğulları’nın anlayış ve idraklerine göre bir üslûp kullanıyordu. Dolayısıyla onlara gelen sekînenin de, onların düşünce dünyaları ile telif edilebilir, fizikî buudlu olması gerekirdi. Ayrıca tabut, onların bazılarına, duygu ve düşüncelerinin ölü olduğunu gösteren bir ‘remiz’ de olabilir. İşte o tabutun içindeki sekînenin, geçmiş peygamberlere ait bir kısım bakiye ile remizlendirilmesi ve ecsâmla temsil edilmesi de yine onların belli ölçüdeki maddeci düşünceleri ile irtibatlandırılabilir.

Hâsılı sekînenin, İsrailoğullarına tabut, Hz. Musa’ya yağmur, İnsanlığın İftihar Tablosu’na meleklerin velvelesi, Üseyd b. Hudayr’a duman şeklinde ve daha başkalarına da başka şekilde tecellîsi, herkesin ruh dünyasına göre değişik tecellî dalga boyunda zuhûr edegelmiştir. Ve her insanın, görmediği halde ruhun mevcudiyetine inandığı gibi, Rabbisiyle arasındaki irtibatı ölçüsünde de hiç görmediği halde alâmetleriyle mevcudiyetine inanacağı bir sekîne tecellîsi yaşaması her zaman mümkün görünmektedir.

185