İçeriğe geç
33. Bölüm

Problemler Ve İnsanlar

Soru: “Milletimizin kaderini alâkadar eden her mesele, bazı kimselerle direkt olarak alâkalıdır.” diyorsunuz. Başta siyasî ve ekonomik olmak üzere birçok sahadaki problemle karşı karşıya bulunan ülkemiz ve onun istikbalini nasıl görüyorsunuz?

Değişik vesilelerle, milletimizin, ülkemizin istikbalini nasıl gördüğümü arz etmeye çalışmıştım. Bu konuda yıllardan beri çoklarının yeis ve ümitsizlik solumalarına karşılık, ben hep ümit konuştum ve ümit yazdım. Onları burada tekrar etmek yerine farklı bir hususu arz etmeyi düşünüyorum. Bence, her fert geleceği kendi hisleri, kendi anlayışı, kendi idraki, kendi şuuru içinde aramalı.. ve daha çok kendi düşüncelerindeki enginlik ve derinliğe bakmalıdır; bakmalı ve kat’iyen şunu unutmamalıdır: Bu ülkeyi geleceğe taşıyacak olan gene bu ülkenin insanıdır. El âlemin gelip bizi ihya edeceğini beklemek, aldanmaktan öte bir safdilliktir. Ne güzel der Mehmet Âkif:

Sus ey dîvâne! Durmaz kâinatın seyr-i mu’tâdı. Ne sandın? Fıtratın ahkâmı hiç dinler mi feryadı? Bugün, sen kendi kendinden ümid et ancak imdâdı; Evet, sen kendi ikdamınla kaldır git de bîdâdı. Cihan kanûn-i sa’yin, bak, nasıl bir hisle münkâdı! Ne yaptın? “Leyse li’l-insani illâ mâ-seâ” vardı!..

Evet, eğer siz, kendi düşünce ve inanç dünyanız istikametinde bir hayat yaşamak ve onu insanlığa hediye etmek istiyorsanız, mutlaka çalışmak zorundasınız. Bu, bize ait bir vazife. Bu itibarla biz hele bunu bir yerine getirelim; Rabbimiz’in neler lütfedeceğini hep birlikte -ömrümüz varsa- göreceğiz.

153