İçeriğe geç

Şimdi düşünelim: En küçük âlemden en büyük âleme kadar, bu şuurlu rabıtayı, inzibat ve hâkimiyeti tesis eden; zavallı, kör, sağır, iktidarsız ve şuursuz şu zerreler midir? Yoksa kemal sıfatlarla muttasıf, noksan sıfatlardan münezzeh olan Cenâb-ı Hak mıdır? Evet O’dur. Ve O’nun kudreti sonsuzdur…

İşte böyle kudreti sonsuz olan Cenâb-ı Hak bir kitap gibi yarattığı şu kâinatı bir gün kapatıp başka bir gün yeniden açacağını vaad ediyor. Mademki, söyleyen O’dur; ve bu mevzuun ihtisas sahibi olan nebiler, sıddıklar ve veliler hep buna şehadet ediyorlar; öyleyse muhakkak olacaktır. O hâlde haşrin meydana geleceğine mümkün olarak değil mutlak vâki nazarıyla bakmalıdır.

يَوْمَ يُنْفَخُ فِي الصُّورِ فَتَأْتُونَ أَفْوَاجًاۙ۝وَفُتِحَتِ السَّمَۤاءُ فَكَانَتْ أَبْوَابًا

“O gün Sûr’a üflenir, bölük bölük gelirsiniz. Gök açılmış kapı kapı olmuştur.”1

Sırtlarına yüklenen büyük emanet hakkında kendilerine sorulacak sorulara cevap vermek, istintaka tâbi tutulmak üzere ins ve cinle beraber melâike de mahşeri saracaktır. Kur’ân-ı Kerim’in müteaddit âyetleri bu hususa dikkati çekiyor.

59