Evet, gerçek huzur ve saadete, zihnin dağınıklık ve perişaniyetten kurtarılması, kalbin itminan ve istirahate erdirilmesi neticesinde ulaşılabilir. Zihni kirlenmemiş her insan, istediği zaman, kanatlanan ruhu sayesinde kalbinin sonsuz iklimlerine doğru açılarak hakikî mutluluğu elde edebilir. Böyle bir bahtiyarlığı yakalamanın en önemli şartı ise, zihin kütüphanesini tertemiz fikirlerle donatmak ve kalb hazinesini selim duygularla nurlandırmaktır.
Epiktetos’un mevzuyla alâkalı ibretâmiz ikazını hatırlatıp (benzer bir hadis-i şerif bulunduğunu da belirterek) bu fasla da şimdilik nokta koyalım: “Fena hülyalara yakalanınca, ilk fırsatta onlardan kurtulmaya ve hemen o tehlikeli alandan uzaklaşmaya çalış. Yoksa hayallerin seni öyle vadilere sürükler ki, bir daha geriye dönemezsin.”