İçeriğe geç

Bu itibarla, hangi açıdan ele alınırsa alınsın, intihar saldırıları ve benzeri terör hâdiselerini Müslümanlıkla telif etmek asla mümkün değildir. Bu hususa ışık tutacak bir hadis-i şeriflerinde Resûl-i Ekrem Efendimiz şöyle buyurmuştur: لَا يَزْنِي الْعَبْدُ حِينَ يَزْنِي وَهُوَ مُؤْمِنٌ وَلَا يَشْرَبُ الْخَمْرَ حِينَ يَشْرَبُهَا وَهُوَ مُؤْمِنٌ وَلَا يَسْرِقُ وَهُوَ مُؤْمِنٌ وَلَا يَقْتُلُ وَهُوَ مُؤْمِنٌ“Kul, mü’min olduğu hâlde zina etmez, mü’min olduğu hâlde içki içmez, mü’min olduğu hâlde hırsızlık yapmaz, mü’min olduğu hâlde insan öldürmez.”278 Buradan anlıyoruz ki, bir katil, kıtal esnasında mü’min değildir. Diğer bir ifadeyle bu günahları irtikâp eden bir insana, o anki hâli, kurguları, plan ve projeleri itibarıyla “Müslüman” denemez. Evet, o esnada onun üzerine bir mercek koyup baktığınızda, karşınıza bir Müslüman portresinin çıkmadığını ve böyle bir karakterin İslâmî çerçeveye uymadığını görürsünüz. Bu açıdan bir kez daha ifade edelim ki, canlı bomba olmak suretiyle masum insanların canına kıyan kişi hangi ülke ve hangi hizipten olursa olsun, onun işlediği bu cinayet kesinlikle Müslümanlıkla telif edilemez. Onca insanın canına kıyan bir insan, öbür tarafta iflâh olmaz. Elbette ki, büyük günahlardan sayılan bu cürümleri279 işleyen bir insanın tevbe ve istiğfarla Allah’a yönelmesi ve Cenâb-ı Hakk’ın da onun günahlarını affetmesi her zaman için mümkündür.280 Bu takdirde ona ahirette nasıl bir muamelede bulunacağını ise ancak Cenâb-ı Hak bilir.

329