İçeriğe geç

Yaşadığı devre kuşbakışı bir göz attığımızda, bu dönemde; Haçlı ordularının İslâm dünyasına yaptıkları saldırı ve hücumlar neticesinde geride pek çok levsiyat bıraktıklarını.. Moğolların İslâm dünyasını işgal edip değişik parçalanma, bölünme ve tefrikalara zemin hazırladığını.. fitne ve isyan ateşlerinin her tarafı sardığını.. bütün bunlar neticesinde Selçuklu devlet adamlarının ciddî bir zafiyet yaşadığını.. sarayın halk üzerindeki nüfuzunu büyük ölçüde kaybettiğini ve bütün bu olumsuz cereyanların tâ Anadolu’nun içlerine kadar ulaştığını görürüz. İşte böyle bir dönemde Hazreti Mevlâna, engin hoşgörü ve müsamaha anlayışıyla herkese kucak açmış; açmış ve böylece kargaşa, fitne ve tefrika ortamı için âdeta bir iksir vazifesi görmüştür. Hazret’in de temsilcileri arasında olduğu bu engin anlayış ve ufuk, İslâmî değerlerle serfiraz milletimiz için yeni bir neşv ü nema zemini hazırlamış; bunun neticesinde Osmanlılar, Anadolu’nun küçük bir köşesinde yeniden derlenip toparlanma imkânı bulmuştur.

309