İçeriğe geç

İşte bütün bu sebeplerden ötürüdür ki hemen hemen bütün hukuk sistemleri din, can, nesil, mal ve aklın korunmasını teminat altına almak için kanunlar çıkarmışlar ve bunları tehdit eden suçlara da ağır müeyyideler uygulamışlardır. Yani bütün devletler çıkardıkları bir kısım kanun ve kurallarla hürriyetin sınırlarını belirleme ihtiyacı duymuşlardır. Esasında hürriyet tarif edilirken de, “Başkasının hürriyet sınırlarının başladığı yerde sizinki biter.” denilmiştir. Farklı bir tabirle her ne kadar bütün vatandaşlar bir kısım hak ve özgürlüklere sahip olsalar da bunlar başkalarının hak ve özgürlüklerinin başladığı sınıra kadardır. Hatta bir Müslüman açısından meseleye bakacak olursak, Allah’ın, Peygamber’in ve dinin de onun üzerinde bir kısım haklarının bulunduğunu ve bunların da kendisi adına bir sınır oluşturduğunu ifade edebiliriz.

Bu itibarla günümüzde bazılarının savunduğu sınırsız bir hürriyet telakkisinin ne İslâmî anlayış açısından ne de insanî mantık açısından savunulabilir bir yanı yoktur. Bazıları her istediğini yapma anlamına gelen böyle bir hürriyet anlayışının ancak hayvanlar âleminde geçerli olduğunu söylemişlerdir. Fakat belgesellerde de görüldüğü üzere hayvanlar bile hayatlarını böyle bir çizgide sürdürmemektedir. Onların bile bir kısım sınırları ve alanları vardır. Birisi diğerinin sınırını aştığı ve hukukuna tecavüz ettiği zaman birbirlerine müdahale ederler. Hatta alan ihlâli karşısında onların birbirleriyle kavgaya tutuştukları ve mağlup olanın, alanı diğerine bıraktığı görülür.

68